Aslında bu analizi yazarken çok tereddüt ettim. Gördüğüm ve tırışka havuz analistlerinin bir türlü görüp anlatmadığı gerçeği mi anlatmalıydım yoksa yazdığım analiz, bana her gün küfür ettiren, beni terörist ilan edip başıma ödül koyduran, bulsalar bir kaçık suda boğacak AKP’lilerin güvenliğini daha yakından ilgilendiriyor diye duygularımı dinleyip “ne halleri varsa görsünler” mi demeliydim?

Duygularımı aşarım aşmasına, AKP’lilerin alçal şerefsizliklerine kulak assam şimdiye kadar çoktan pes ederdim. Benim asıl kaygım ve korkum, aşağıdaki analizin üstünde tepinip yine gariban yine masum insanları ezmelerinden kokruyorum. İktidarı için kızını manşet malzemesi yaptırıp, sırf seçim kampanyasında kullanabilsin diye kızına sahte suikast düzenletebilecek tıynetteki bir zihniyetten söz ediyoruz. Çakma suikastlerle sahte kahramanlık palanları yapan bir zihniyet, eline geçecek her fırsatı değerlendirecektir. Bunun için tereddütlüyüm, acaba aşağıda yapacağım analiz ile çakma suikast planlarına gösterip yine ezmek istediği insanları ezer mi diye çekiniyorum. Yani gerçeği, Beşiktaştaki ikinci patlamanın asıl hedefinini AKP’nin üst düzey yöneticileri olduğu analizini yazarsam bundan sonra olur olmaz yere “hedef bizdik” “bize suikast düzenleyecekler” diyerek yeni bir cadı avına kapı aralmış olur muyum diye endişe ediyorum.

Maçka parkında patlayan bombanın hedefinin olay yerine gelecek üst düzey yönetcilier olacağı gerçeği ne kadar gerçekse, AKP’LİLERİN BİZE SUİKAST DÜZENLEYECEKLER iddiasıyla muhaliflerini ezme düşünceleri de o kadar gerçek. İşte ben bu iki gerçek arsında sıkışmış kalmışım. Gerçeğin birini analiz etsem diğer gerçeğe yol vermiş olacağım. Analiz yazmazsam belki bundan sonraki bombada teröristler hedelferine ulaşacak ve beni düşman bile ilan etse, terörist bile ilan etse, AKP’lilerin canına mal olacak bir eylemin önlenmesini engellemiş olacağım. Analizimi yayınlayarak AKP’lilerin eline bahane mi vermeliyim böylece analizimin belki de yüzlerce insanı hapisler zındanlara tıkacak siyasi baskılara “gerekçe” olarak kullanılmasına göz mü yummalıyım, yoksa belki de bir sonraki terör saldırısının hedefi olacak o baskıları yapan AKP’li yöneticilerin canını kurtaracak analizi mi yayınlamalıyım?

Kararsızım. Ancak okurlardan gelen talep üzerine her şeye rağmen, AKP’lilerin yarın bir gün “mağduriyet” yaratarak çakma suikast kumpaslarıyla Kürtleri, Alevileri, Gülen Cemaati mensuplarını hedef alabilecekleri notuyla yayınlıyorum. 

PKK terör örgütü Hendek savaşı stratejisinde hendeğe gömüldü. Şehirleri alıp yeni bir hamle dönemini başlatacağını beklerken tam anlamıyla felaketi yaşadı. Devletin ağır elini hiç bu kadar hissetmemişti. Hendekte yenilince bu sefer yeni strateji geliştirdi. Bu strateji patlayıcı yüklü araçları bölgede askeri birimler ve karakolların yanında patlatarak “patlama etkisi” ile can almak. 2016 boyunca bunu denedi ve zaman zaman çok can da aldı.

2016 yılında hendeğe gömüldükten sonra yeni çıkış arayan örgütün yeni taktiği de öğrenilince önlemler ona göre alınmaya başlandı. Artık karakolların önünde bulunan kontrol noktoları daha uzaklara kurulmaya başlandı. Karakolların etrafına örülen koruma duvarları sayesinde araçların karakollara yaklaşmaları önlenmiş oldu.

Bölgedeki karakollara saldırıdan sonuç alamayan PKK terör örgütü artık batı şehirlerine yöneldi. Beşiktaştaki Çevik Kuvvet binası gibi, Elazığ emniyet binası gibi, çevresinde araç patlatıldığında büyük hasar ve ölümlere yol açabilecek konumdaki yerler hedef seçilmeye başlandı.

Terör örgütünün Beşiktaş saldırısı kendi içinde bir ilki de barındırıyor. Tıpkı El Kaide ve IŞİD gibi artık PKK’da ikiz bombalı saldırılara başladı. Bunu ilk defa Beşiktaş’da denedi.

Terör örgütlerinin ikiz saldırıların temel mantığında daha fazla can almak, daha fazla korku yaymak vardır. El Kaide ve IŞİD gibi temelde sivilleri hedef alan terör örgütleri için ikiz saldırı saldırı stratejisi bekledikleri sonucu verebilir.

Ancak PKK terör örgütü gibi temelde güvenlik güçlerini hedef alan terör örgütleri için ikiz saldırının bir mantığı yoktur. Zira halkın aksine güvenlik güçleri, herhangi bir saldırı yerinde ikinci bir saldırının olabileceğini bilerek önlemlerini ona göre alır. Nitekim Beşiktaş’daki saldırı da bunun göstergesi. Polislerin önlemleri ikinci teröristin saldırısının terör örgütünün beklediği etkiyi yartamadığını gösteriyor.

Peki buna rağmen terör örgütü neden ikiz saldırı yöntemini benimsedi? Bu yöntemi başka yerlerde kullanabilir mi?

Bunu anlamak için Beşiktaştaki ikiz saldırıyı yakından izlemek gerekiyor.

Size havuz medyasının yetersiz terör uzmanları ile televizyonlara çıkan yalaka şaklabanların anlatmadığı ayrıntıyı, yani PKK’nın ikiz bomba stratejisini neden seçtiğini anlatayım.

Öncelikle bombaların patladığı yerlere bakalım. Birinci bomba stadın hemen yanındaki Çevik Kuvvet polislerini hedef alıyor. Araç bombası. İkinci bomba ise yaya ve birinci bombadan bir hayli uzak sayılabilecek bir yerde Maçka parkında bulunuyor.

Birbirinden bu kadar uzak mesafede patlatılan iki bombanın bir amacı olmalı. İkinci soru şu: Neden bombacılardan biri araçla diğeri yaya saldırı düzenledi?

Havuz uzmanlarının beyni sulandığından, her şeyi başkanlık illa da başkanlıkla ilişkilendirip saraya yalakalanmak için aklına geleni deği ağzına geleni söylediğinden bu sorunun Türk medyasında sorulduğunu göremezsiniz.

Aslında bu sorunun cevabı basit: 2. Bombasının hedefi üst düzey yöneticilerdi. Eğer bir terör örgütü sadece güvenlik güçlerini hedef alan bir patlama yapıyor ve ikiz canlı bomba kullanıyorsa bunun başka bir anlamı olamaz.

İkinci bombacının yaya olması da bize bu hipotezin doğru olduğunu gösteriyor. Normalde bir bomba patladığında olay yerine üst düzey yetililerin gelmesi beklenir. Terör örgütü işte bu nedenle ikinci bombanın hedefinin gelen üst düzey yetikililerin hedeflendiği anlaşılıyor. İki bombanın patladığı yere baktığımızda da bu anlaşılıyor. Zira birinci bombanın patladığı yer, tünel çıkışı. Bomba patladıktan sonra arakda birikecek trafik de hesaba katıldığında üst düzey yetkililerin olay yerine o yönden gelmesinin imkanı yok. Ancak maçka parkı yönünden gelebilir. Bu nedenle ikinci bombacının maçka parkı civarında yol kenarında patlamış olması bize ikinci bombanın hedefinin üst düzey yetkililer olduğunu gösteriyor.

Burada tek soru şu: İkinci bomba neden erken patladı?

Bunun nedeni oradaki polisler. O civarda bulunan polisler ikinci kişinin bombacı olduğndan şüphelendiği için ikinci bomba patladı. Eğer o civardaki poliser olmasa, veya bombacıdan şüphelenmeseler çok büyük olasılıkla o yönden olay yerine gelecek üst düzey yetkililerin gelişi sırasında patlayacaktı o bomba.

Muhtemelen ikinci bombanın yaya olmasının nedeni de buydu. Bombacı terörist araçla üst düzey yetkililerin yanına yaklaşamayacağından yaya olarak sokulmak isteyecekti.

Bu bombalama olayından çıkarılacak en önemli ders şu: Bundan sonra Terör örgütü PKK üst düzey yetkilileri hedef alacak demektir. Bunu ya ikiz bomba ya da başka yöntemlerle yapacaktır. Beşiktaş’taki bombanın bize öğretmesi gereken en büyük ders bu olmalı.

Emre Uslu

 

Buraya kadar gelmişken…

…Size bağımsız gazeteciliğe, özgürlüğe, ve dik duruşa, küçük bir iyilik yapar mısınız diye sormak istiyoruz? Her gün daha fazla kişi Yeni Yön’ü okuyor, ancak bu haberlerin size ulaşması öncelikle cesaret, sonra emek, sonra da özveri gerektiriyor. Editörlerimiz diğer işlerinden ayırdıkları zamanda Yeni Yön’e katkı sunmaya çalışıyorlar. Reklam gelirimiz Google reklamlarıyla sınırlı ve o da oldukça kısıtlı. Diğer haber siteleri gibi arkamızda holding gücü, etnik veya mezhepsel kitle desteği, parti yardımı da yok. Sadece ve sadece siz okurlarımız ve cesaretimiz ve özverimiz var. Bir de bitmez tükenmez, inadımız, gazeteciliğe ve hakikati anlatmaya adanmış inadımız...

Bu yayınların devam etmesi için bütçenize uygun katkı bekliyoruz. Yardımlarınız için çok teşekkürler...